Hey Orda Gerçekten Kimse Var mı?

Bizi kısıtlayan değil, özgürleştiren gelişmeler istemeyelim değil. Elbet isteyelim hem de her anlamda. Lakin bu isteği aktif bir özne olarak talep edelim. Başkalarının seçimlerinin nesnesi olarak değil. Ekranlara tutsağız, sürekli akan verilere, her şeyi kurallaştırmalara, sanal ortamlara, şablonlara ve at gözlüklerine… Bir sürekli yığma ve kendinden kaçış telaşı. Sahadaki sorunları bile masada çözmeye çalışan parçalanmışlıklarımız“Hey Orda Gerçekten Kimse Var mı?” yazısının devamını oku

Gelişmeleri Kaçırma korkusunu ve Karşılaştırma hastalığını nasıl yeneriz?

Gelişmeleri kaçırma korkusu ve karşılaştırma hastalığı hayatlarımızı kontrol edebilir. İnsanların içindeki anı yaşama keyfini söküp alır. Sizi ilizyonlu, hareketli aynalarla dolu bir bir salonda peşinizdeki korkularla her şeyi çarpıtmanıza sebep olur. Bu korku ve hastalıktan kurtulmak için yüce gönüllü olun. İnsanları taktir edin. Onların başarılarıyla mutlu olun. Elde edemediğiniz şeylerin maliyet analizini iyi yapın. Hoş“Gelişmeleri Kaçırma korkusunu ve Karşılaştırma hastalığını nasıl yeneriz?” yazısının devamını oku

Önce İnsan!

Sevmiyorum savaşları. Masumlara zulmeden tüm eğilim, eylem ve düzenleri sevmiyorum. Cahil kalanları, toplumlarını cahil bırakarak hayatlarını kısır döngülere mahkum edenleri. Silah satarak, manipülasyon yaparak para kazanmak uğruna kirli oyunlar oynayanları. Milyarlarca dolarlarınız var ama yediğiniz zeytinin tadından bile bihabersiniz. Hırsınız, aç gözlülüğüz; yığma, biriktirme telaşınız sizi mezarlarınıza kadar oyalayacak, farkında değilsiniz. Her bir masum can“Önce İnsan!” yazısının devamını oku

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın