Filtreler Oluşturmak

İnsan zaman içerisinde pek çok anlamda değişen bir varlıktır. Elbette ki değişim kötü bir şey değil. Ama değişimin ardında sağlam mantık örgüleri, içsel bir dürtü ve kasıtlı bir eylem varsa bu daha istenilebilir bir şeydir. Önemli olan değişimin bizi çok daha iyi noktalara götüren bir sevkedici olarak kullanılabilmesi.

İşte kitap, bu değişim çok sağlam temellere oturtabilmenin önemli araçlarından birisidir. Peki nasıl olacak bu iş? Elbette ki iyi kitaplarla muhabbetinizi arttırarak. İyi kitaplarla ve onların yazarlarıyla iletişim kurarak. İyi kitaplar gerçekten büyük şans. Sizlere kattığı zengin bakış bir yana, sürekli yücelen bir ruh. Ve yüceldikçe satırlardaki derin manaları kavrayış. Güzel bilgilerle karşılaştıkça geçmişteki hatalarınızla yüzleşme fırsatı da yaratıyor ayrıca…

Bir kitabı alıp okuduğunuzda önemli gördüğünüz yerlerin altını çizdiğinizi varsayalım. Aradan sözüm ona birkaç yıl geçsin ve sonra tekrar okuyun kitapları. Göreceksiniz ki altını çizdiğiniz yerlerde de değişimler olacak. Zira aynı potansiyelle bakmıyorsunuz kitaba eğer ki kendinizi keşfetmeye de çalışan bir merakdar iseniz. Bu değişim refleksi ve kırılımlar zamanla sizin filtrelerinizin de değişimi demek. Herkes aynı şeyleri okur ama vizyoner göz, güçlü filtreleri olan eleştirel bir zekanın çıkarsadığı manalar farklıdır. Yüzeysellikten uzak, basit ve derin…

Kendinize yatırım yapın, kişisel gelişiminize. Güzel alışkanlıklar edinin. Kendinizi keşfettikçe hayatı daha farklı anlamlandıracaksınız. Anın akışındaki güçle hemhal oldukça düşünceleriniz büyük bir kırılım yaşayacak. Filtreleriniz gelişecek ve herkesin kriz gördüğü yerlerde fırsatlara odaklanabileceksiniz.

(Haşim Sönmez)

İşaretleri İzlemek

“Ancak pek çok kişi, geleneksel dinlerin ve siyasi partilerin global liderlik sunacak kadar yön verici vizyonunun kalmadığını düşünmektedir. Bu rolü üstlenecek başka kimse olmazsa, şarlatan ve demagogların eline düşme riskimiz var; bu güçlü ve zengin pek çok toplumun çöküşüyle sonuçlanan bir yazgıdır.” diyor Good Business adlı kitabında Mihaly Csizkszentmihalyi.

Burda aklımıza bazı sorular gelebilir. Acaba gerçekten liderlik edebilecek bir etkisi yok mudur? Yoksa bu etkiyi bizler mi göremiyoruz? Aslında her ikisi de doğru bir bakıma. Zira değer yoksunu bir sürgit telaşasında bu mesajları verecek ya da alacak yeteneklerden yoksun kalmışız. Örneklik peki! Olamıyoruz. Çünkü aynı etki orda da geçerli. İçi boş bir ceviz kabuğunun hükmü ne ise mevcut durumda bundan farklı değil. Aslında mesajlar var. Ama bizler onu algılayacak bilinç düzeyinden yoksunuz. Hayır, zekiyiz! Analitik hesaplar yapabiliyoruz. Dünyanın etrafında uydular gezdirebiliyoruz. Ama bunu kavrayamıyoruz. Aslına bakarsanız çoğu zaman yediğimiz zeytinin tadını alamayışımız da bu yüzden. Ya da eski bayramlara olan bitip tükenmeyen özlemimiz. Ruh denen olgunun fıtratına uygun olmayan bir yaşantıyı izlediğimiz için belki de? Hayır, evrensel değerler dünyadaki tek gerçeklik ya da pusulamız olmalı demiyorum. Öyle de olsa sırıtan bir şeyler kalacaktı diye düşünüyorum. Sanırım reçete şöyle olmalı: Evrensel değerlere uygun bir sistem yaratmak. Ve bu sistemin üzerine, insanı anlayabilen bir refleksi yerleştirebilmek. Zira insanı anlamayan bir sistem ne kadar mükemmel olursa o kadar eksik kalacaktır. İnsanı anlamayan adalet ya da insansız bir sorumluluk duygusu. Bunu bir düşünü derim. Tabi ki bu dengeyi kurabilmek o kadar kolay değil. Yüce Kitabımız bu dengeyi kurabilme kavramını “Furkan” olarak ifade ediyor. Doğruyu yanlıştan ayırabilme yeteneği. Eğer bu yetenekten yoksunsanız zaten şarlatan ve demagogların eline düşmeniz kaçınılmaz olacaktır.

Hayat işaretlerle dolu. Sadece içsel bir kavrayışla ve derin bir farkındalıkla gözlemlemek gerek. Bazen kitapları izlemek, bazen hayatı. İşaretler her yerde. Sezmek meselesi biraz. Ustalıkla kazanılabilecek şey o da. O da yavaş yavaş olacaktır. Donuk ya da olumsuz anlamda değil tabi ama hayatın bir dantel gibi örüldüğünü görebilirsin eğer işaretleri izleyebilirsen. Bazen sadece harekete geçmek gerekir, bazense beklemek sadece, ama çoğunlukla cesaret etmek.

(Haşim Sönmez)

Bana Ahvalini Değil, Edvarını Anlat!

Bana ahvalini değil, edvarını anlat!

Evvelini, yola çıkışını.

Azığını, giyiğini, haldaşını,

Bir gölgece taşıdığın gözyaşını.

***

Kimlerle haşır neşir oldun,

Hangi yollardan geçtin,

Hangi şiirleri okudun tan yerine,

Hayal kurdun mu hiç ayın şavkında?

Ve küfrettin dipsiz karanlığa!

***

Ne de çabuk unuttun merdivenlerde soluksuz yığılışını,

Kaçırışını gözlerini çaresiz, can parenden!

Hayallerinin kirli giderlere dökülüşünü,

Ve anlat bana renkli gülüşlerinin dürülüşünü!

***

Haydi davran, onulmaz bir öyküymüşçesine!

Yolunu tarif eden çakallarla ilk karşılaşışını.

Yalnız kalmış kurtken parçalanışını bir tarla başında,

Anlat gözlerindeki ferin bir mavi gökte sönüşünü!

(Haşim Sönmez)

Güven’de Olmanın Yeni Yolu Risk!

Randy Gage tarafından yazılan kitap başarılı olmanın el kitabı diye yorumlanabilir. Aynı zamanda dönemin devlet, eğitim, sosyal güvenlik gibi kurumlarına gerçekçi tahlillerle ciddi eleştiriler sunan bir bildiri olarak da. Aslında benzeri kitaplar (Dünyadaki En Başarılı Satıcı, Düşün ve Zengin Ol, Anında Milyoner, Milyoner Aklın Sırları (tabiki bu kitaplar da oldukça iyiydi) var piyasada. Bu kitabın diğerlerinden ayrılan yönü geleceğe dönük olası dönüşümlerle ilgili, oldukça iddialı ve bazen de abartılı bulduğum, önermeler sunması. İddia edilen sayıltılar da oldukça inandırıcı biçimde işlenilmiş. Ana fikir: Yeni dünya düzenin de güvende olmanın en kolay yolunun aptalca olmadığı sürece riskleri almaktan çekinmememiz gerektiği üzerine kurulmuş. Her krizin içinde bir fırsat olduğu ve bunu görebilecek; eleştirel düşünme, cesaret, gözlem, merak, disiplin vb. becerilere sahip olmamız gerektiğini vurguluyor. Yeni düzende para kazanabilecek insanların dün olanlara safça tepki verenler değil de, sürüden ayrı durabilen ve olanları önceden görebilenlerin; başkalarının kategorilerini taklit etmektense kendi kategorilerini yaratabilecek ego sahibi enerjik kişiler olacağını söylüyor. Ayrıca kitapta örneklerle birlikte bir portföy oluşturmaktan tutunda, yeni düzenin olası merkezleri, marka yaratmak, mobil uygulamalar, sosyal medyanın günümüzdeki yeri (ki bu bölüm oldukça başarılı çözümlenmiş) sosyal güvencelerin geleceğine dair tahlillere yer verilmiş.

Genel itibarıyla beğendiğim bir kaç saat içinde bitirilebilecek kadar akıcı bir kitap. Özellikle ekonomiye ilgi duyanların okuması oldukça faydalı olabilir.

(Haşim Sönmez)

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın