Sistemli düşünme bir çeşit düşünce biçimi ve sistemi oluşturan güçler ile karşılıklı ilişkileri anlayıp tanımlamaya yarayan bir dildir. Bu disiplin, doğal ve ekonomik dünyanın doğal sürecine nasıl daha iyi uyum sağlayacağımızı ve sistemleri daha etkili bir şekilde nasıl değiştirebileceğimizi görmemiz konusunda bize yardım eder. Peter Senge
Sistemler üç bölümden meydana gelir:
⁃ elementler (aktörler, parçalar)
⁃ bağlantılar (parçalar arası iletişim, etkileşim, bağlantılar, ilkeler, kurallar, sistem içi ilişkiler)
⁃ işlev (insan dışı sistemler) ya da amaç
Sistemlerdeki direnç bu bölümlerin birindeki birkaçı ya da hepsindeki eşgüdümsüzlük, uyumsuzluktan kaynaklanır. Sistemlerde en az etki elementlerin değişiminde, en fazla etki ise amaç ya da işlev değişiminde hissedilir. Herkes için ortak bir amaç en iyi çözümdür.
Sistemin performans algısı ne kadar iyiyse beklentileri o derece karşılar.
Algı ve beklentinin uyumlu olması için:
1- Performans ne olursa olsun (düşüşlere rağmen) sistemin kesin standartlarına bağlı kalması
2- Hedefleri geçmiş tecrübelerdeki en iyi performanslara bağlanması önemlidir.
Sistemlerin işleyişinde birikim, akışlar önemlidir. İçeri akış fazlaysa birikim artar. Dışarı akış fazlaysa birikim azalır. Oynaklığa da dikkat etmek gerekir. Zira çoğu zaman gerçeği görmenizi engeller.
Bir şeyin problem mi yoksa belirti mi olduğunu anlayabilmek için:
1- Kaynak kullanımı (zaman, enerji, para) problemin boyutuyla tutarlı olmalı.
2- Eğer problemi çözmek yerine vaktinizi yakınmakla geçiriyorsanız daha büyük bir sorununuz var demektir. Yoksa insanlar problemleri çözebilecek yeterliliktedir. Eğer ki; korkmuyor, inanmıyor, ertelemiyor, harekete geçmiyorlarsa.
3- Eğer çözüm denemeleriniz sonuç vermiyorsa ya da çözümler başka problemelere neden oluyorsa muhtemelen gerçek problemle uğraşmıyorsunuz.
4- Kültürel kodlar ve kollektif inançlar, toplumsal eğilimler çözüm yollarını etkileyebilirler.
5- Eğer problemin belli bir kalıbı varsa ve oldukça tahmin edilebilirse daha büyük bir problemin belirtisidir.
6- Eğer topluluk aşırı stresli ve endişeli görünüyorsa problemle değil, belirtileriyle uğraşıyorlardır.
Yaratılan modelin gerçeğin doğru bir yansıması olup olmadığına karar verebilmek için:
1- İtici faktörlerin tahmin edildiği şekilde hareket etmesi muhtemel mi?
2- İtici güçlerin tahmin edildiği gibi hareket etmesi halinde sistem beklenen tepkiyi verir mi? (Ya şöyle olursa… durumuna hazır mı?)
3- İtici faktörlerin arkasındaki yönetici güç nedir?
Sorularına cevap vermesi önemlidir.
Sonuç olarak:
⁃ Sistem içindeki her şey birbiriyle bağlantılıdır. Önemli olan sistemdeki parçaların birbirleriyle olan ilişkilerinin ve bağlantılarının tüm sistemi nasıl etkilediğini görebilmektir. Sistemin tek bir parçasını değiştirmek bütün sistemi etkileyecektir.
⁃ Her hareket ve karar istenmedik sonuçlar doğurabilir, aceleye gelmiş bir basit çözüm bulmaktansa sistemi iyi analiz etmek buradaki anahtar noktadır. Uzun vadeli çözümlere odaklanmak önemlidir.
⁃ Bir sistemi değiştirmek istiyorsanız amaç-işlev ya da bağlantılar üzerinde değişiklik yapmak daha etkili olacaktır. Kuralları ve ilişkileri değiştirmek çoğunlukla yeni bir sistem yaratmak demektir.
⁃ Problemelere daha derinden ve açık bir fikirle birden fazla bakış açısı kullanarak bakmak, uzun soluklu bir pozitif çözüm bulma olasılığımızı arttıracaktır. Sorun ya da kaynak farketmeksizin dışarıya değil de içeriye yönelmek önemlidir. Kendi içimizdeki sorunları çözmeden dışardaki sorunları çözemeyiz.
⁃ Sistemi çözmek için sistem içindeki davranış kalıplarını iyi analiz etmek önemlidir. Problemlerin de sistemler gibi zaman zaman belirli kalıplar dahilinde tekrar ettiğini unutmamak önemlidir.
⁃ Sistemli düşünmede son ve kesin cevap yoktur. Mükemmel çözüm yoktur.
– Küçük parçalardan başlayıp işleri basit tutmak, gecikmelerin olabileceğini unutmamak, sorunların da sistemler gibi birbiriyle bağlantılı olduğunu bu sebeple sistemi analiz etmeden probleme odaklanmamak önemlidir.
– Problemler ya da sorunlar her zaman başarısızlık anlamına gelmez. Aksaklıkları düzeltmek için birer fırsattırlar.
(Haşim Sönmez)
(Bu yazıda Steven Schuster’in Sistemli Düşünme kitabından yararlanılmıştır.)